Daha az yazarak daha fazla şey söylemek: Akıllı yazı yazma teknikleri

  • Paylaş

Rusya’da okul çağındaki çocuklara, yaratıcı yazma dersleri verilir. Okunması zor, karmaşık cümlelerle doldurulmuş uzun yazılar (bu yazı gibi) yazan öğrencilere öğretmenleri tarafından lakaplar takılır. Onlara ‘Leo Tolstoy’ derlerdi. Sanırım bu ismi tanıyorsunuz. Leo Tolstoy, ‘Savaş ve Barış’ ya da ‘Anna Karenina’ gibi dev epik romanlarıyla ünlü bir Rus yazar. Yazı yazmaya bayılırdı ve son derece uzun cümleleri severdi.

Birçok içerik pazarlamacısı Tolstoy’dur. Uzun yazılar, büyük cümleler, okuması zor makaleler. Bu yazıda, beni ‘Tolstoy sendromu’ndan kurtaracak ipuçları paylaşacağım.

Neden daha az yazmalısınız?

Araştırma, insanların daha az sabırlı olduğunu gösteriyor. Mümkün oldukça çabuk bilgi almak ve sindirmek istiyorlar. 800 kelimeden uzun metinlerden bıkıyorlar. Ancak bir şey onların ilgisini çekmezse okurlar.

Dolayısıyla, içerik pazarlamacıları fikirlerini daha az kelime kullanarak ifade etmeyi öğrenmeli.

Daha az yazabilir misiniz?

Evet, yapabilirsiniz. Hemen hemen her metin, kalite kaybı olmadan sıkıştırılabilir. Yazılara koyduğunuz tonlarca kelime çöplüğünü bırakmayı öğrenin. Makalelerinizin ne kadar kısa ve eksiksiz olabileceğine şaşıracaksınız.

Ne kadar yeterlidir?

Kesin bir kelime ya da özet sayısı bulunmamaktadır. Ana kural şu; konunuzu birkaç kelime ile kaplamak. Çoğu durumda, 500 ila 1000 kelime arası yeterlidir. Uzun metin yazmayı bir iki yazıda bırakabilirseniz, daha fazlasında da yapın.

İstisnalar var mı?

Elbette, her yerde istinalar vardır. Örneğin, nasıl yapılır kılavuzları, kaynak makaleler ya da uzmanlar için yazılmış bazı karmaşık makaleler. Ancak çoğu kez, metin herhangi bir gereksizlikten arındırılabilir.

Metninizi billur gibi yapmanın 6 adımı

1) Bir taslak planı hazırlayın

Bu öneri herkesin bildiği bir şey. Ancak, kaç içerik pazarlamacısının bu adımı atladığına şaşırdım. Ayrıntılı planların başarının yarısıdır. Düşüncelerinizi yapılandırmanıza ve gelecek metne bir fikir vermenize yardımcı olurlar. Makalenizi yazarken daha az zaman harcarsınız ve işinizi bitirmek için daha az şey yapmanız gerekecek.

2) Anlamsız cümleleri bırakın

Yaratıcı yazarlık ve içerik pazarlamacılığı ayrı şeylerdir. Alakasız cümleleri göz kamaştırıcı olsa da çıkarın. Metin temel fikrine hiçbir şey eklemeyen tüm metin parçaları kesilmelidir.

Bunu göstermek için size bir şey hatırlatayım. Metnin başında Leo Tolstoy hakkındaki hikayeyi hatırlıyor musunuz? Metnin temel fikrine katkıda bulunuyor muydu? Onunla ne yapmalıyım? Evet, haklısınız.

3) Zarfları kaldırın ve kelimeleri ve cümleleri birbirine bağlayın

Zarflar ve bağlantılı cümlelerler, romanlarda ve denemelerde iyi görünür. Ancak, metinleri çok uzun ya da cümleleri okumayı zor hale getiriyorlar. Çoğu durumda, onlardan kalite kaybı yaşamaksızın kurtulabilirsiniz.

Bu kelimenin veya cğümlenin belirtilen düşünce için çok önemli olup olmadığını kendinize sorun. Anlamına bir katkısı yoksa onu kaldırın.

4) Bir metni özetleyin ve karmaşık cümleleri daha kısa cümleler halinde ayırın

Metninizi daha küçük parçalara bölün. Bu sadece yazınızı daha okunabilir kılmaz. Ayrıca atlayabileceğiniz parçaların farkına varmanıza yardımcı olur.

Aynı kural karmaşık cümleler için de geçerlidir. Onları daha küçük parçalara ayırmalısınız. Cümlelerin parçalara bölünmesinin yalnızca yazınızı daha uzun yaptığını düşünebilirsiniz. Ancak bunun tam tersini bulduğunuzda şaşıracaksınız. Bazı cümleleri çıkarabileceğinizi göreceksiniz, bazı cümleleri daha az kelime ile söyleyebileceğinizi göreceksiniz.

Koşullu veya edilgen çatı cümleler gibi karmaşık yapılardan kaçının. Bunları yalnızca gerekli olduğunda kullanın.

5) Metni geriye doğru okuyun

Bu harika ipucu, sözlükte yapılan bir tartışmada bir pazarlamacı tarafından bana önerilmişti. Yazıları düzeltmek için geriye doğru okumayı önerdi: harf ya da yazım hataları bul.

Metinleri parlatmak için son derece faydalı buldum. Bu yöntem biraz saçma gelebilir, ancak hangi kelimeleri çıkarabileceğinizi ya da daha basit ifade edebileceğinize yardımcı olur. Önceki tüm adımları tamamladıktan sonra bunu yapın.

Ve evet, gerçekten hataları bulmanıza yardımı dokunur.

Bonus öneri:

6) Yazınızı ana dili farklı olan birine gösterin

Bu benim favorimdir. İçerik pazarlamacılığı uluslararası niteliklidir. Bir yazı yazarken uluslararası okuyucuları düşünmelisiniz. Metnimi genellikle akıllı bir oğlana ya da çok iyi Türkçe bilen bir bir kız çocuğuna sunmuyorum. Onlara iki soru sorarım:

  1. Metin okunabilir mi? Her şey anlaşılır mı?
  2. İlgi ve dikkatinizi kaybetmeden okudunuz mu?

Eğer iki kere ‘evet’ cevabı verirse, yazımı yayınlarım.

Bunlar, yazılarınızı sıkıştırmaya yardımcı olan en sevdiğim ipuçlarıydı. Eğer başka ipuçları kullanırsanız, lütfen bunları yorumlar kısmından bizimle paylaşın.